Akademik Yaşamda Aile Desteği

Akademik Yaşamda Aile Desteği

Öğrencilerin en önemli sosyal destek kaynakları aileleri, arkadaşları ve öğretmenleridir. Akademik başarı öğrencinin tüm yaşantısını etkileyen önemli bir kavramdır. Yapılan bir araştırmada; akademik başarısı düşük öğrencileri diğer öğrencilerden ayıran en önemli etken anne-baba desteğinin olnayışı ve anne babanın ilgisiszliği olarak saptanmıştır. Okul başarısında ailenin katkısının önemi büyüktür. Aile katkısının çekirdek aile tiplerinde daha yoğun olduğu belirlenmiştir. Akademik başarısı yüksek çocukların atılgan bir yapıya sahip oldukları, atılganlığın çekirdek aileye sahip çocuklarda daha fazla rastlanılan bir davranış olduğu belirlenmiştir. Ergenin bütünsel gelişimi için destek sağlandığında bilişsel ve psiko sosyal gelişimi oldukça sağlıklı bir biçimde gerçekleşebilecek ve başarı elde edilebilecektir. Çocukların eğitimi, her şeyden önce anne babanın çocuğuyla kuracağı sağlıklı iletişimle başlar. Çocuk, öğrenme ve başarma isteğini önce aile ortamında edinir. Anne ve babasından gördüğü sevgi, ilgi ve uyarılma sonucu, doğal öğrenme dürtüsü artar. Ebeveynleri ile iyi ilişkiler içinde olan çocuk, onlar gibi bilgili, güçlü ve becerikli olmaya özenir. Başka bir deyişle çocuk onları model alır. Soruları yanıtlanan, merakı doyurulan çocuk daha çok öğrenme isteği duyar. Tersine, ilgi ve destekten yoksun, soruları geçiştirilen çocukta öğrenme isteği körelir. Araştırmalar, çocuklarının okulu ve öğretmeni ile sürekli iletişim içinde olan ailelerin çocuklarının okulda daha başarılı olduğunu göstermektedir. Fakat anne babaların okul ortamı ile olan ilişkilerini dengeli kurmaları önemlidir. Bazen bu ilişki olması gerektiğinden az, yani anne baba, çocuğun okul ortamını hiç tanımamakta / ilgilenmemekte, bazen de çocuğun okuldaki yaşantısını bozacak kadar müdahaleci olabilmektedir. Anne baba çocuğun arkadaş ilişkilerinde yönlendirici olarak, arkadaş seçimini bazen baskıcı şekilde kontrol etmeye çalışarak, onun kendine ait bir sosyal ilişki kurmasını veya onun okul ile ilgili kendi sorumluluklarını ve kararlar almasını engelleyebilir. Örneğin; hazırlayacağı projeye karışabilir veya arkadaşları ile bir sorun yaşadığında kendi başına çözmesi için fırsat tanımayıp hemen kendileri müdahale eder. Bu ilişkinin iki türü de çocuk açısından olumsuz sonuçlara neden olacaktır.

Velilerin, öğretmenle ve okulla iletişim halinde olmaları, genellikle öğretmenlere "Çocuğumla ilgileniyorum." mesajı verir. Çocuğun öğretmeniyle belirli aralıklarla tutarlı şekilde görüşmek, çocuğun eğitimi için de oldukça yararlıdır. Bu sayede çocuğun durumunu, öğretmenin, okulun aileden beklentisini, okuldaki değişik olanakları, okula katkı sunulabilecek etkinlikleri öğrenme şansı olur. Ayrıca aile de okuldan, öğretmenden beklentilerini onlara anlatma şansını bulur. Böylece, sadece sorun olduğunda değil, sorun yaşanmadan da bir ilişki kurma şansı elde edilmiş olur. Çocuklar derslerde başarısız olduklarında, onlar için "Akılsız.", "Zeki değil." gibi genellemeler yapmak doğru değildir. Çocukların derslerde başarılı olmalarının birçok nedeni vardır. Bu tip açıklamalar sorunu tek nedene bağladığı gibi, çocuğu da kötü hissettirecektir ve doğru çözümün bulunmasını da engelleyecektir.

Bu noktada yapılan en büyük yanlışlardan biri de somut olarak ilgilenmeden, yönlendirici olmadan, birçok anne ve babanın yaptığı gibi çocuğa sürekli "Ders çalış.", "Ders çalış." diye öğüt vermektir. Bunun, çocuğun derslerine daha fazla ilgili olmasını sağlamayacağı gibi bir süre sonra çocuğun ders çalışması üzerinde olumsuz bir etkisi olacaktır. Bir başarısızlık durumuyla karşılaşıldığında ise, aşağıdaki yöntemler olumlu bir yaklaşım sergilenmesine yarayacaktır.

1. Çocuk başarısız olduğunun farkında mı? Bunu bir sorun olarak görüyor mu, bunu bir başarısızlık olarak algılıyor mu? Eğer çocuk aldığı düşük notu ya da yapmadığı bir ödevi sorun olarak görmüyorsa, öncelikle bunu konuşmak gerekir. Bunun bir sorun olduğunu ve sonuçlarının neler olabileceğini uygun bir şekilde onunla paylaşmak gerekir.

2. Çocuk doğru geribildirim alıyor mu? Bu nokta da önemliolan, başarısızlığına ve alabilmesidir. Örneğin, zayıf not aldığı için yada sorduğu soruya doğru cevabı vermediği için öğretmen ya da anne babası çocuğa "Çok sorumsuzsun, tembelsin."diyor. Bu durumda çocuk, başarısızlığını düzeltmek için neyi yapmadığını, bundan sonra neyi yapması gerektiğini anlamayacaktır. Çocuk verilen alıştırmaları mı yapmamış, yeterince kaynak mı araştırmamış, bir şeyler bilmiş, ancak doğru mu ifade edememiş, bundan sonra neler yapmalıdır? Tüm bunları duyması, çocuğun neleri nasıl yapacağını anlamasını sağlar.

3. Ebeveynler, çocuğa doğru yöntemleri ve ortamı sunuyor mu? Yöntem sunmak demek, mutlaka o dersi bilmek anlamına gelmez. Öğretmenden yardım istemek, konuyu bilen birinden nasıl çalışılacağını öğrenmek ya da çocuğu, belirli bir zaman planı yapmasına yardımcı olarakyönlendirmektir.

4. Çocuk bunu değiştirebileceğine inanıyor mu? Çalıştığında başaracağına inanıyor mu? Bu noktada aileler çocuğun başardığı birçok örneği vererek, çocuğun çalışmasıyla yine başarıya ulaşabileceğini gösterebilir. Örneğin; "Müzikte de sorun yaşıyordun, ama birçok tekrar yaparak o şarkıyı artık çalabiliyorsun. Fen dersinden de çalıştığında aynı sonucu alacağından eminim." Diyerek çocuk yönlendirilebilir. Çocuğun iyi yaptığı şeyleri, ondaki değişim ve gelişimleri fark ederek takdir etmek, bu davranışların pekişmesi ve çocuğun kendini değerli hissetmesi açısından oldukça destekleyicidir. Bu nedenle çocuklarımızın olumlu özelliklerini somut bir şekilde ifade etmek, onların da bizim hangi özelliklerini takdir ettiğimizi anlamalarını sağlayacaktır. Takdir ediliyor olmak, çocukların kendilerini değerli ve önemli hissetmelerini sağlayacak ve yeni girişimlerde bulunmaları konusunda da onları cesaretlendirecektir. Çocuğun zorlandığı, anlamadığı konularda onunla çalışırken, öğretme yönteminin ne olduğu önemlidir. Eğer çocuğun anlamadığı, zorlandığı konularda ona destek olunuyorsa, öğretmenin ve okulun gösterdiği yöntemin dışına çıkmamaya özen gösterilmelidir. Çünkü bu dönemde öğretmenleri çocuklar için çok önemlidir ve öğretmenin yönteminin dışında söylenen bir yöntemi, bilgiyi çocukların kabul etmesi çok zor olacaktır. Çocuğa anne-baba ders çalıştırıyorsa ve yapamadığında öfkeleniliyorsa, öfkeyi kontrol etmeyi öğrenmeden ona ders çalıştırılmamalıdır. Çünkü o korkuyorsa ve anne-baba kızıyorsa, çocuğun bir şey öğrenmesi mümkün değildir. Üstelik bu ilişkiyi de olumsuz etkiler. Çocukların ders çalışmalarının, ödevlerinin öncelikle onların sorumlulukları olduğunu unutmamak gerekir. Özellikle okula ilk başladığı yıllardan itibaren çocukların ders çalışmalarını, ev ödevlerini zamanında yapmalarını takdir etmek önemlidir. Çocukları ders çalışma konusunda takdir etmenin yanı sıra ders çalışmadıklarında bazen eleştirmek de gerekebilir. Çocukların ders çalışmalarıyla ilgili verilecek geribildirimlerde işe yarayabilecek noktalar şunlardır:

• Çocuğunuzun ders çalışmasını en kısa sürede/anında takdir edin: "Senin derslerine önem vermen ve başarın beni memnun ediyor."

• Ders çalışmasını neden istediğinizi, size olan etkisini, dürüstçe ifade edin: "Sen derslerini yaptıkça bilgilerinin arttığını görüyorum, öğrenmenden gurur duyuyorum."

• Eğer bir eleştiride bulunacaksanız konuya özel olmasına ve genelleyici, suçlayıcı sıfatlar olmamasına dikkat edin. "Kompozisyonunu yazarken kâğıdın sol tarafında bir miktar boşluk bırakmamışsın. Yazıların düzgün ve okunaklı olduğu halde bu yüzden ödevin düzenli görünmüyor."

• Geribildirim verirken tost yöntemini kullanabilirsiniz. Yani geribildirim verirken önce olumluyla başlayıp sonra olumsuzu söyleyip son olarak da olumluyla bitirebilirsiniz. Örneğin; Matematikte bölme yapmakta zorlanan çocuğunuza "Çarpım tablosunu gayet iyi biliyorsun. Bölmeyi ne zaman kullanmak gerektiğini bulmakta zorlanıyorsun. Düşünürsen senin bunubulabileceğine inanıyorum." diyebilirsiniz. Ayrıca gerek duyarsanız siz de yardım edebilirsiniz.

• Çözüm için destek verebileceğinizi ifade edin: Zorlandığında yardımcı olabileceğinizi belirtin. Çocuğun derslerinde başarısız olduğunda gerekli çabayla başarılı olabileceğine ilişkin güven ve destek verin.

KAYNAKÇA
KESKİN, Gülseren, SEZGİN, Burcu (2009); Bir Grup Ergende Akademik Basarı Durumuna Etki Eden Etmenlerin Belirlenmesi, Fırat Sağlık Hizmetleri Dergisi, Cilt 4, Sayı:10
YILDIRIM, İbrahim, (2000), Akademik Başarının Yordayıcısı Olarak Yalnızlık, Sınav Kaygısı Ve Sosyal Destek, Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi 18: 167 – 176
Baba Destek Programı El Kitabı, (2009), Anne Çocuk Eğitim Vakfı
KAYA, İdil (2003), Çocuk, Ergen ve Anne-Baba, Editör: Gül Şendil, Çantay Yayınları

Etiketler : Akademik, Aile, Destek

Sosyal Paylaşım :

İlginizi Çekebilecek Diğer Başlıklar

Yorum Ekle

Yandex.Metrica
0,0301